“Beşparmak eteklerinde…”

Ben içeriye girmek istemiyorum, sen de gidemezsin diyordu arkamdaki ses; ben çoktan arabanın  kapısını açmış yavaş yavaş ilerliyordum. Hem korku hem de merak birbiriyle yarışıyordu sanki. Arkama bakmıyordum çünkü beni vazgeçirmesini istemiyordum, hani gözüyle bir işaret yapsa ben çoktan koşarak geri gelecektim. Aslında çok korkuyordum içeride ne olduğunu bilmeden ilerlemek, meraka yenilmek. Bahçeyi geçtim, yasemin kokusu o günlerden kalma bir sevda herhalde bende, içime işledi bedenime sindi. Bahçe kapısından uzaklaştıkça balkon daha netleşiyordu, hem balkon…

"“Beşparmak eteklerinde…”"