Pembe Kitap

Pembe tulumlar, battaniyeler, emzikler,saç tokaları ile başladı her şey; pembe hayallerin pembe düşlerin hayata geçirilmesiydi olanlar. Pembe silgi, pembe saçlı bebek, bembe ayakkabı, çanta, kurdela kafasına yapıştırdığı, pembe yastık, pembe çarşaf, pembe top, pembe boncuk sıra sıra, dizi dizi. Sonunda gelir pembe panjurlu ev düşer hayellerde. Pembe hayaller, pembe düşler, pembe yeleli atın sırtında uçar gider. Pembedir , beyaz gelinliğinin görünmez ucu. Bunlar öğretilmez ona hiç bir zaman o doğuştan pembeyi sever. Şimdilerde daha anne karnındayken başlar pembelerle bezenmeye. Doğum yaklaşmış odanın kapısına pembe çiçek, şeker, pembe tulumlar, pembe biberon, pembe örtüler… Anne,  aç kalmış pembe duygularını mutlu etmeye çalışır pembelerle. Bazen çok ilerletir işi de kızının adını ”Pembe ‘ koyar, pembe bir ömür sürsün ister. İşte böyle girer hayatımıza pembe. Gün giderken pembe, güne yeniden merhaba derken pembe, pembe çiçekleri severiz. Kaktüs bile pembe çiçek açtığı zaman dikenini görmeyiz.

Kaktüsler pembe açarlar genellikle, kaderi değistiremeyen, tek gecelik pembeler. Dikenleri vardır, önce elini acıtır sonra içini acıtır, deler kanatır. Kimsenin uzanamadığı bir yerdedir . Ama pembedir.

Yüzümüze sürdüğümüz ilk boya bembedir. Dudaklarımızı kimse anlamasın diye ilk pembeyle boyarız, tırnaklarımız belli belirsiz bir boya ile ama pembe, yanaklarımızı sıkıştırırız biraz pembe olsun diye allık sürmenin yasak olduğu yıllarımızda. Utandığımızda yüzümüz ne güzel kızarır öyle pembe pembe. Pembe yalanlarımız ne çoktur arkasına saklandığımız, pembe yalanlara kimse öfkelenmez çünkü adı üstüne ”pembe yalan”  Baba bile affeder o pembe yalanları biliriz. Kızım üzülmesin der pembe pembe sırıtır. Babaya alınan ilk kıravat mutlaka pembedir. Anneden pembe elbise istenir, babadan pembe bisiklet.

Büyürken ne çok pembe hayatlar hayal ederiz, ederiz de dönüp dönüp bunları gerçekleştirmek için her yolu deneriz. Pembe taşlar döşeriz yollara, kalbimizdeki müziğe doğru gitmek isteriz, hep hatırlansın isteriz bu taşların bize ait olduğu, dayatmalar olur, pembe pembe güleriz, pembe ağlarız, pempe pembe akar göz yaşlarımız, kan çanağına döner de gözlerimiz farketmeyiz. İsteklere cevap vermemek siyah görünse de herkese. Ruhlarının karasını beğenmek zorunda olmadığımızı anlatmak isteriz, anlamazlar, yürür gideriz; karanlığı karanlıkta bırakırız, yalnızlığı huzura adarız, pembe taşların üstünden kayarak pembe bir yolda yürür dururuz…

Pembe Kitap… Sustuklarımın yazıya dökülmesi. Kuruduğum kısa cümlelerin, uzun uzun anlatılması. Kabullendiğimi sandıkları isyanların benden sonra hatırlanması. İnsanlar bazen iyi olur bazen çok kötü. Yaşananlar bazen istediklerimiz, bazen değil. Bazen kötü düşünürüz, bazen çok iyi. Ben ‘’Kader’’ e inananlardanım, yaşananlar yaşandı ve olması gerektiği gibi bitti diyebilenlerden. ‘’yoksa bu da mı oldu’’ dediğim; hayret ettiklerimin ‘’tam zamanında’’ olduğunu bilenlerdenim. Herşey için ve karşıma çıkan herkese teşekkür ediyorum. Hayat bana çok güzellikler verdi . Cevabını bilmediğim birçok soruya yıllarca cevap aradım, vazgeçtiğim gün bu kitap çıktı ortaya. Sızlanmak bir şeyi değiştirmiyordu. Güneş her gün yeniden ve istediği gibi doğuyordu ve ben biliyordum ki her şey bana bir armağandır. Yazmak; hayatımın özetini, bir teşekkürdür; inancımın bir parçasıdır, yaşanılanları paylaşmak. Geriye baktığımda her şeyin çok güzel olduğunu gördüm her zaman ve yazmak istedim, yazarak yeniden yaşamak. Çok kötü olan hiç bir şey yok aslında, hatalarımız var ders çıkardığımız.  Bu kitap benim hayatımın pembesi. Pembe yollar yok belki, ama pembe düşler  kaybolmadı, pembe panjurlu ev tam karşımda . Galiba benim hiç pembe ayakkabım da olmadı, pembe kalem olmaz ki dediğim günler daha dün gibi. Aslında ben pembeyi de çok sevmiyorum, işte bundan dolayıdır ki bir değişiklik olsun dedim; yazarken zorlanmadım pembe olduğu için; galiba pembe pembe ağladım, satırlar pempe pembe sıralandı alt alta, sözcüklerin aslında ne kadar pembe olduğunu gördüm kalemin ucunda; kitabımın adını ”Pembe Kitap ”koydum. Pembe bir günde doğdum, herkesin gününü zorla pembeye çevirmek istediği bir günde; evdeki herkesin pembe hayallerini berbat ettiğim söylenir o pembe günde. O soğuk ve sisli günde, grinin, pembeye fark attığını hemen öğrendim ben de. Dünya, o günü kutladı , benim doğum günümü fark etmedi, arada unutuldu gitti sadece….

 

Pembe Kitap” üzerine 2 düşünce

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.