Sevmeyi Öğrenmek Gerekli

Koridordaki sesi duyunca elimdeki kitabi bırakıp beklemeye başladım . Haleeee. Kapım açıldı içeriye fırttına gibi girdi yanıma yaklaştı ve kucağıma küçük kırmızı bir hediye paketi bıraktı . Sonra sırtını döndü yürüdü ve odanın bir köşesindeki muayene masasına tırmandı. Gözler bende benim gözlerim kucağımdaki minik pakette , kapım tekrar açıldı güzel hoş bir kadın içeriye daldı ,
”hocam kusura bakma dışarda bekletemedim ”

Mert minik 4-5 yaşlarında bir çocuk. Bugün sevgililer günü olduğunu öğrenmiş, yuvada birlikte oyunlar oynadığı en iyi anlaştığı arkadaşına hediye almak istemiş beni de unutmamış bu arada . İrem’e sevgililer günü hediyesi almaya gittik; ama sizi de unutmadı diyordu annesi , ”Hale’ye de alalım yarın gideriz ” demiş annesine. Size de aldık ama büyük olan hediyeyi İrem’e sakladık diyordu annesi bir yandan gülerek ,  sizi çok seviyor ama galiba İrem i daha çok. Gülüştük karşılıklı .

Mert minik bir oğlan, sarı saçları mavi kocaman gözleri ile çok sevimli ve bir o kadar da haylaz . Geldiği ilk günü hatirliyorum da henüz el kadarken ne zaman büyümüş nasıl öğrenmiş sevgililer gününü, üstelik herkesi aynı sevmeyi öğrenmiş . Hem sevmeyi öğrenmiş hem de bunu göstermeyi .
Sevgi ile büyüyen erkek çocuklar , sevgilerini de göstermeyi bilirler , yasaklarla, ayıplarla, günahlarla , sana yakışmıyor , sen erkek adamsın sözcükleriyle büyüyenler , anne korkusunu içlerinde yaşanlar, sevgiyi anlatmayı, yaşamayı bilmiyorlar . Anneden kırılan gururların sahipleri , hayat boyu kadınları kırmayı bir marifet sanıyor . Büyük oğlum evimin direği , kocam yoktu evde, genellikle oğlum baba oldu kardeşlerine diyen anneler gördüm , minik omuzlara yüklediği yükün farkında olmadan . Annesi tarafından ezilmiş minik bedenler, büyüdükleri zaman kendilerini korumayı öğrenmiş kadınlardan . İlk sevgilisi her zaman anne olur minik erkeklerin, ilk sevgiliden öğrenirler nasıl seveceklerini, kadına sevgiyi , ilgiyi , herşeyden önce kendini sevmeyi . Kendini sevemeyen erkek başkasını sevmemeyi ilke ediniyor en baştan .

”Hadi gidiyoruz sabah ziyareti bu kadar olur” diyen annenin sözcükleri, çoktan masamın karşısında oturup boya kalemleri ile oynayan Mert i harekete geçirdi . Oturduğu sandalyeden yere süzüldü yavaşca koşarak yanıma geldi ”ben İrem’e gidiyorum ”dedi. Yalansız riyasız en saf sevgiyle
boynuma sardığı yumuk kolları çekerken . Hediye paketinden çıkan minik nazar boncuğu çoktan kazağımın yakasını süslemeye başlamıştı . Koşarak gitti kapıyı açtı, annesinin elinden tutup sürükleyerek ”İrem’e gideceğiz dedi.

Fırtına gibi gelmiş, rüzgar gibi gitmişlerdi. Yolun açık olsun dedim . Sen hayatı çoktan kazandın, sen sevmeyi çoktan öğrendin .

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.