Sonrası Dağınık Yatak

Baba sonsuza gittiği gün hayaller de meçhule doğru yola çıkar aslında. Sadece baba değildir kaybedilen; aynı anda bir de sevgilidir arkasından ağladığın.

Bazen yol, bazen de oyun arkadaşındır giden ve bir daha geri dönmeyen. En büyük sırdaştır kaybettiğin. Kaybedişi ilk kabulleniştir hayatta , ilk başlangıç istenmeyen ve hayatın kaybediş olduğu gerçeğinin ilk sızlanışı aslında . ”Ben böyle kaderin” demeğe başladığın gündür belki de .

Kız çocuklarının ilk sevgilisidir baba; kendini onunla özdeşleştirmiştir; karşılıksız sevgiyi onda bulmuştır çoğu zaman.

Şımratılıyor seviliyorsun ilk defa bir erkek tarafından ve ilk paylaşımı onunla yaşıyorsun aslında. İsteklerini arka arkaya sıralarsın, oyuncaklar bebekler ,sonra istenmesi güç ne varsa, bilirsin ki reddedilmeyecek. Boynuna dolanan kolların hiç itilmeyeceğini biliyorsun, kendini güvende hissetmenin dayanılmazlığını yaşıyorsun. Kendin gibisin onun yanında değişmen gerekmiyor.

Baba denince akan sular durur, babaya beğendirmeye çalışırsın kendini, köpüklü yapılan kahvenin en iyisi babanındır, başarının altında babaya uzatılan sevgi vardır; baba istemiştir. Baba için dünyalar yıkılır hayaller yeniden kurulur.

Babayla fısıldaşmalar göz kırpmalar, babanın omzudur ilk gözyaşlarının durağı. İlk tartışma babayla yapılır, dargın kalınamayacağı anlaşılır, sonrası yoktur bir daha. İlk sevgilini yine babana anlatırsın ona benzesin istersin.

Ağlayış kaybolan gelecektir aslında, vurgun yemiş hayallerindir gerçekte. Bir daha yerine konamayacak bir sevginin arkasından bakarsın. Sonrası, öncesi derken böyle; sırtını dayayacak boynuna sarılacak arayışlara başlarsın . Önceleri yerinin doldurulamayacağını farketmezsin avunur durursun, her seferinde yeniden bir daha yanılırsın; aramak bitmez, bir damla sevgi uğruna inim inim inlersin de duyan olmaz.

Önceleri sevgiyi ararsın sahiplenilecek, sonra baba gibi der yine ararsın; kimini baba yerine koyarsın. Ama yanılgı uzak değildir her seferinde.

Kimini ”yanlış sevgi” der, terk edersin. Kiminde aradaki kadına bırakır çeker gidersin. Bazen usulca yaklaşırsın; acemice uzanan ellerin havada kalır. Terk etmek ve terk edilmek hayatının tam ortasına düşer; erken çekip gitmeler babadan mirastır aslında.

Bazısında yanılgıyı kabullenir şaşırır kalırsın, bazen de susarsın ki anlaşılmasın şaşkınlık diye. Kollarını uzatırsın temkinlice, boşta kalınca sallanırsın serserice.

Sonra değeri kalmamıştır aramaların, sonrası dağınık bir yataktır geriye kalan. Her gün yeniden yanılırsın, babanın yerini dolduramayacağını kabullenirsin her seferinde. Kiminde doğruluk ararsın, kiminde sevgiye doyarsın, birinde ihaneti digerinde çıkarları uzaktan seyredersin. Bir gün aramaktan vazgeçersin, vazgeçer de baba aklına geldiğinde iki damla göz yaşını içine akıtırsın.

Hem dayanmayı öğrenirsin hem de hayatla dalgayı. Omuzların çökmüştür ama hala bir umut vardır içinde. İsyanlar büyür, büyür de öyle kocaman olur ki bir gün, gitmekle kalmak arasında bocalar durursun.

Bundandır ki çevremde bir baba-kız aşkı gördüğümde usulca yaklaşıp yanlarına dürtmek gelir içimden sahip çıkın birbirinize zaman kısa demek isterim her seferinde .

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.