Hale Erel..yazar-çizer-okur-fotoğraf çeker-doktor

Ben hayatla, hayat benimle dalga geçiyoruz. Kim galip kim mağlup anlayamadım….. Doktor. Kıbrısta doğdu. Hem Akdenizli hem de adalı olmanın ayrıcalık olduğunu hissetti her zaman hayatı yaşarken . Daima hafife aldı hayatı ama hayat onu hiç hafife almadı; yine de güldü geçti her yeni olay karşısında. Üniversite diyerek geldi İstanbul’a ve her zaman geriye dönme arzusu oldu içinde . Yıllarca bavulu hazır bekledi doğduğu topraklara dönebilmek için; sadece tatillerde gidebildi. Sonunda gerçek bir İstanbul sevdalısı…

"Hale Erel..yazar-çizer-okur-fotoğraf çeker-doktor"

Engelliler Ortalarda

En komiği iki garsonun koluna asılıp 2 kat alttaki tuvalete gitmekti. Kollarımda koltuk değnekleri merdivenin başına geldiğimde, genişliği 60 cm olan merdivenlere bakıp sadece güldüm, ağlanacak halime, aslında halimize.  Ben ve iki tarafımda iki garson 60 cm genişliğindeki merdivene doğal olarak sığamadık, ”Yukarıda açık havada yemek yiyenlerin iki kat bodruma inmesi çok sıra dışı değil mi” dedim, aslında o güne kadar ben de fark etmemiş olmanın utancı içinde. Birlikte yemek yediğim dostum acı içinde tebessüm…

"Engelliler Ortalarda"

Sevmeyi Öğrenmek Gerekli

Koridordaki sesi duyunca elimdeki kitabi bırakıp beklemeye başladım . Haleeee. Kapım açıldı içeriye fırttına gibi girdi yanıma yaklaştı ve kucağıma küçük kırmızı bir hediye paketi bıraktı . Sonra sırtını döndü yürüdü ve odanın bir köşesindeki muayene masasına tırmandı. Gözler bende benim gözlerim kucağımdaki minik pakette , kapım tekrar açıldı güzel hoş bir kadın içeriye daldı , ”hocam kusura bakma dışarda bekletemedim ” Mert minik 4-5 yaşlarında bir çocuk. Bugün sevgililer günü olduğunu öğrenmiş, yuvada birlikte…

"Sevmeyi Öğrenmek Gerekli"

Makedonya Manastır Şehir Müzesi… Makedonya

Mustafa Kemal, Selanik Askerî Rüştiyesini başarılı bir şekilde bitirdikten sonra Manastır Askerî İdadisinin imtihanlarına girmiş ve başarılı olmuştur. Böylece doğduğu Selanik’ten ilk defa ayrılmış ve yatılı okula başlamıştır. Manastır ve Selanik, Osmanlı Devleti’nin Batıya açılan önemli şehirleridir. Çok kültürlü yapısıyla dikkat çeken Manastır aynı zamanda 3. Ordu’nun da merkezidir. 3. Ordu’nun Manastırda bulunması şehrin gelişmesine katkı sağlamış ve birçok eğitim kurumu açılmıştır. Manastır şehrinin bulunduğu Makedonya bölgesinin diğer bir özelliği de Abdülhamid’e karşı Meşrutiyet taraftarlarının…

"Makedonya Manastır Şehir Müzesi… Makedonya"

“Ben elinde silah olan insanları sevmiyorum ve ben insanın canını acıtanlara ”insan” diyemiyorum…”

http://www.yeniduzen.com/kaymaklidan-bir-ani-3410h.htm Arabadayız, annemin kucağında oturuyorum, bir yere gitmeye çalışıyoruz ama gidemiyoruz, engelleniyoruz. Arabanın etrafında elinde uzun silahlar olan adamlar var. Kaçmak istiyoruz olmuyor. Yüzümüze dönmüş silahlar var, birileri bağırıyor, anlamıyorum. Babam konuşmuyor, kızları var oğulları var kafasını sallıyor yüzü kızarmış sadece, ama sessiz. Biraz daha gidebilseydik keşke o zaman Türk sınırına gelmiş olacaktık, kurtulacaktık,  REGİS fabrikası uzaktan görünüyor. Kaçıyoruz, ama evimizden neden kaçıyoruz anlamıyorum. Arabanın önünü kesmiş askerler. Hepsinin uzamış sakalları var sigara var bazısının…

"“Ben elinde silah olan insanları sevmiyorum ve ben insanın canını acıtanlara ”insan” diyemiyorum…”"

Babama Mektup

”Acıdan kaçmak yarayı açık tutar” dediler bilirsin değil mi? Hem çok uzun bir zaman oldu sana yazmayalı. Ben bu gün bu yarayı kapatmaya gelmedim, seninle dertleşmeye geldim sadece. Beni bırakıp gittikten sonra o kadar çok yazdım o kadar çok çizdim ki, ne sen sor ne ben söyleyeyim. Dayanamadı kalbin değil mi? Yaşadıklarına dayanamadın. Bize anlatmaya başladığın zaman 2. Dünya Savaşı’ndan başlardın hatırlar mısın? Açlık vardı ekmek bulamıyordunuz. Soğuktu, ısınmak için annenin koynuna giriyordun. 1927’de doğmuş,…

"Babama Mektup"

Şimdiki Gençler

Şimdiki gençler çok farklı çok. Ne istediklerini biliyorlar, onlara zorla bir şey yaptıramayacağınızı size çok güzel öğretiyorlar. Ayıp günah yok onların sözcüklerinin arasında. İstiyorum veya istemiyorum diyorlar. İstedikleri için yapıyorlar, istemedikleri için sevmiyorlar. Mantıksız gelen hiç birşeyi ama hiç birşeyi kabul etmiyorlar. Hepsinin olmazsa olmazlarının arasında eğitim geliyor en başında. Üniversite bir araç onlar için eğitim ön planda. Matematik bilmek kadar gitar çalmak da önceliklerinin başında, yabancı dil bilmek kadar sabahlara kadar bilgisayar başında sohbet…

"Şimdiki Gençler"

Eyvah…Sınav…Haydi Başarılar

Eyvah sınav kapıyı çaldı. Eyvah ki ne eyvah . Bahar geldi , sokaklar beni çağırıyor derken sınav denilen illet kapımızda bu yıl yeniden. Kesinlikle insan hayatında 2-3 defa çekilemeyecek bir dönem. Hadi ben üniversite sınavlarına girerken gece- gündüz çalıştım; sonra yıllar geçti büyük oğlumda da yaşadık aynı telaşı ama gün geldi, telaş yine kapıda. Aslında bu sefer gerçekten tecrübeliyim, ne yapılmayacağını çok iyi biliyorum. Kendimi de paralamıyorum. Kulağınıza küpe olsun diye yazıyorum bunları . Bir….…

"Eyvah…Sınav…Haydi Başarılar"